ÜZÜLMEK

Üzülmek, her insanın hayatında olan, bir duyumsama eylemidir. Zaman zaman oluşan bu eylem, insanın içindeki soyut duyguyu kişinin yüzüne, haline, davranışlarına ve hareketlerine yansıtmaktadır. Üzgün olduğunu ne kadar saklamaya çalışsa da illaki bir yerden açık verecektir. En kolay yüz ifadesinden anlaşılır . Böyle durumlarda sizi mutlu eden insanlarla konuşmaya çalışın. Yüzünüzü güldürecek, moralinizi yerine getirecek kişilerle sohbet etmenin çok faydası olacaktır. Eğer bir arkadaşınız bu durumda ise aynısını mutlaka siz ona yapın. Çokta üstüne gitmeden moralini yerine getirmeye, üzüntü duyduğu konuyu unutturmaya çalışın. Unutmayalım; dost kara gün içindir.
Her insan güzele ulaşmadan önce kötüyü görecektir, illaki üzgün olacaktır. Hayata karşı her zaman pozitif olmayı öğrenmek gerek. Nasıl öğreneceğiz dersenin eğer, kısa bir sözle açıklayayım: ‘Yaşayarak ve öğrenerek.’ Bu söze dayanarak; aslında hayatta her zaman tek başımıza olduğumuzu unutmamak gerek. Ne yaparsanız kendinize yaparsınız. Kendinize ne katarsanız, ne öğrenirseniz o kadar iyi. Başka kimseden fayda yok kısacası. Bunu unutmamakta fayda var..

Üzüntü denilen şeyin insan üzerinde oldukça olumsuz etkileri var. Can sıkıntısı bile insanın modunu düşürmekte. Tabi siz ne kadar kaçsanız da üzülmekten, başka birisi gelip sizin kalbinizi kırabilir. Bu sizin elinizde olmayan bir şey. Kötü bir haber alabilirsiniz mesela. Ne kadar kötü olsa da yapacak bir şey olmuyor bazen.

Basit bir kelimenin ne kadar etkisi var, insana neler yapar gelin ben size açıklayayım. En başından insanın modunu düşürür dedik. Buna ek olarak insanın enerjisini söküp alır. Ruhen ve fiziken insanı zayıf düşürür. Doğru düşünmesini engellediği gibi olaylara gerçekçi yaklaşmasını da engeller. İnsan üzüldüğünde kaygılanmaya başlar. Ardından streslenip deprosyana girebilir. Vücudunu bir nevi savunmasız bıraktığı için çabuk hastalanma riski yüksektir. Baş ağrısı, nefes darlığı, vücutta kırgınlık gibi rahatsızlıklar doğurabilir. Sürekli üzüntü içinde yaşamaya devam ederse bu olay bağımlılık haline gelebilir. Bir süre sonra üzüntüyü sevmeye başlar ve yalnızlığa doğru çekilmeye başlar birey. Asosyalleşmeye başlar ve hiçbir şeyden zevk almamaya başlar. Sosyal etkinlikleri sıkıcı bulabilir. İşin kısası berbat bir yaşantı içinde bulur kendini. Hiçbir şey onu mutlu etmemeye başlar. Bu da daha birçok kötü durumu ortaya çıkarabilir.
Sizi üzen, moralinizi bozan insanlardan uzak durun. Hayat sizin; takmayın hiçbir şeyi kafanıza. Eğlenin, kitap okuyun, dizi izleyin, yeni hobiler edinin, müzik dinleyin, aşık olun, sarılın ona, elini tutun mesela yürüyün sokaklarda, çay için, kahve için… Her şeyin çaresi vardır elbet. Hayata her daim pozitif bakın. Sağlıcakla kalın 🙂