ÖFKE ve İNSAN

Öfke; aşık olmak, mutluluk, üzüntü gibi en temel duygularımızdan birsidir. İnsanların genelde bilinçli olarak yaşamadığı, kendini kaybettiği anlarda ortaya çıktığı, nasıl kontrol edebileceği konusunda zorluk çektiği bir duygudur. İnsanın öfkeli olduğu anlarda bilinçsiz hareketler yaptığı, daha sonrasında ise yaptığı şeyleri unuttuğu ve hatırlamadığı bir duygudur.

    Yaşantımızda, çevremizden olsun veya kendimizden olsun hemen hemen rastladığımız bir duygudur. Ufacık bir şeye öfkelenenler bile var. Bu durumlarda eğer karşımızdaki ise sakinleştirmeye çalışmalı ve sakin bir şekilde hatasızı söylemeliyiz. Bunu kendisinin iyiliğini istediğimiz için yaptığımızı açıklamalıyız. Malum, yanlış anlayabilir nihayetinde. Eğer öfke durumunda kendiniz iseniz, bulunduğunuz durumun farkına varın ve sakinleşmeye çalışın.

    Doğru bilgi birikimi, sorumluluk ve eğitim ile doğru tepki durumuna gelebilen bir duygudur. Bu yüzden, öfke bilinçli bir şekilde kontrol edilebilmeli ve oluşturduğu olumsuz ve yanlış etkileri bilinçli bir şekilde doğru yöneltilebilmektedir. Öfkenin kontrolü ise bizim düşündüklerimiz, davranış şekillerimiz, düşünce yapımız ile şekillenir. Aksi taktirde öfke, bir bağımlılık haline gelebilir.
    İnsan neden öfkelenir? Bu soruya cevap olarak şunları söyleyebiliriz. Aslında insanların bulunduğu yerlerde ve kişilerin anlaşamadığı durumlarda, yanlış iletişim kurulduğunda, insanların birbirlerini yanlış anladığında iletişim eksikliğine ve sabırsızlığa bağlı olarak öfke duygusu açığa çıkabilir. Bunu engellemek kişinin kendi elindedir. Yukarda belirttiğim gibi doğru eğitim, sorumluluk sahibi olma ve sabırla bunlar çözülebilir.

    Kişilerin öfke yaşadığı durumlara örnek olarak şunları söyleyebiliriz:

– Büyük çoğunlukla karşılıklı anlaşamama,

– Kişilerin birbirlerine ağır konuşması ve küfür edilmesi,

– Kişiyi takmama, umursamama durumlarında,

– Araba veya diğer motorlu taşıtları kullanırken,

– Aile içi yaşanan olumsuzluklarda,

– Haksızlığa uğranıldığında,

– Saygısızlık yaşandığında,

– Trip atılma ve kıskanma durumu olduğunda,

– Yenilgiye uğrayıp yedirememede,

– Para, mal ve mülk paylaşımlarında,

– Başkası tarafından kısıtlanma durumunda,

– Adaletsizlik ve eşitsizlikle karşılaşıldığında,

– Haklı iken haksız duruma düştüğünde,

– Bakı altında hissettiğinde,

– Mesleki hayatında karşılaştığı sorunlarla,

– Erkek/kız arkadaş ortamında oluşan olumsuzluklarda; kişiler öfke durumuyla ve öfkelenmeyle karşılaşabilirler.

   Peki öfkeyi kontrol etmenin bir yolu yok mu? Tabii ki de var. Öfke kısa süreli bir durum olduğu için öfkeli iken acele kararlar vermemek gerekiyor. Net düşünmek ve kararlı olmak gerekiyor. Aceleye kaçmamak gerekiyor. Bunları yapamıyorsa kişi ortamdan uzaklaşmalıdır. Daha sonra neden öfkelendiğini tek başınayken sakinleşince düşünmesi gerekiyor. Ön yargıdan uzaklaşmak ta gerekiyor tabii ki. Karşımızdakinin de bir insan olduğunu unutmamak gerekiyor. Ne kadar kötü bir duygu da olsa aslında iyi yanları da var. Negatiften pozitif duruma dönüştürülebilirse, kişilik gelişiminde yararlı ve eğitici olabilir. Öfkeli bir durumdayken konuşmalarımıza ve davranışlarımıza çok dikkat etmeli, söyleyeceğimiz sözcükleri özenle seçmeliyiz. Unutmayalım ki öfkeli iken bilincimizi kaybedebiliriz. Yaptıklarımızı unuturuz. Buna bağlı olarak ta, öfkeli iken şiddete başvurma eğilimi oldukça yüksek. Bilincimizi kaybetmememizi hatırlamalı ve sakin olmamız gerektiğini unutmamalıyız. Karşımızdaki insana o anki yaşadığımız durumu ve duyguyu yıkıcı/kırıcı olmadan aktarmalıyız. Ne olursa olsun karşımızdaki insana zarar verebileceğimizi unutmamalıyız. Unutmayalım, öfkeyle kalkan zararla oturur. Bütün iş insanın kendisinde biter, kendisine yapar.